AĞRI NİYE SAHİPSİZ

Article

Türkiye cumhuriyetinin ilanından dört yıl sonra 1927 yılında il olan Ağrı ilimizin birçok problemle mücadele ettiği hepimizin malumudur. Ağrının sokaklarında gezip halka Ağrının sorunları nelerdir diye bir soru sorsanız herkesten bin ah işiteceksiniz. Ama emin olun halkın bu soruya ilk cevabı “Ağrı sahipsizdir kardeş“ olacaktır.

Peki, gerçektende Ağrı sahipsiz mi? Sahipsizlik; Koruyucusu, gözeteni bulunmayan, kimsenin sahip çıkmadığı anlamına gelen bir cümledir. Ağrılılarda memleketlerinin sahipsiz olduğunu iddia ediyorsalar demek ki bu şehir koruyucusu gözeteni bulunmayan kimsenin sahip çıkmadığı bir il olduğundandır.

Evet, Ağrı gerçektende sahipsizdir. Sahipsizlikten kast ettiğimde iktidarlar tarafından sahipsiz bırakılması değil yerel yöneticilerin ilgisizliği yâda bilgisizliğinin sahipsizliğindendir. Tabi ki buradan merkezi yöneticilerin hatalarının olmadığını kast etmiyorum. Elbette onların ilgisizliği yerel yöneticilere cesaret veriyordur lakin en büyük kusur yerel yöneticilerimizindir.

İlimizin birçok sorunun vardır. Bunların başında işsizlik sorunu, eğitim sorunu ve en önemlisi yatırım ile hizmet sorunudur. Ağrıda işsizlik sorunu birçok insanımızın aile huzurunun kaçmasına çocukların aile birlikteliğinden uzak yetişmesine vesile oluyor. Bir baba kendi memleketinde iş bulamayınca gurbet ellerine gitmek zorunda kalıyor ve bu durumda çocuk, aylarca babasından uzak baba sevgisizliğinden mahrum bir şekilde yetişiyor. Anne tek başına evlat büyütmenin ve aileyi bir arada tutmanın ağır yükünü taşımak zorunda bırakılıyor. Bu durum insanların büyük sorunlar yaşamasına sebep oluyor ve aynı zamanda yeni yetişen neslin eğitiminde büyük sıkıntılar yaşamasını beraber getiriyor. Ağrıda öğrencilerin üniversite sınavındaki başarı sırasının hep son on ilin arasında olmasının sebeplerinde biri maddi imkânsızlıklarının yanında bir babanın evladına yeterince zaman ayırmaması ve onu istediği gibi yetiştirememesidir.


Peki, sadece bumu sorunlarımız tabi ki değil. Yerel yöneticilerimizin ilgisizliği yeterince yatırımların gelmemesine ve beraberinde ilimizin kalkınmasının aksamasına sebep olmaktadır. Son 15 yıldır iktidarda olan hükümetin mutlaka geçmişten daha fazla bu hususta hassas olduğunu söyleyebiliriz. Ama yapılan hizmetlerin çoğunun bir ilin değil köylerin bile hakkı olduğu gerçeğidir. Çok okul yapılması elbette iyidir ama eğitimin iyileştirilmemesi bu okulları işlevsiz bırakır. Kaldı ki okul yapmak yatırım değil bir devletin mecburi görevidir. Hastane yapmak çok iyidir erdemli bir davranıştır fakat orada hizmet verecek doktorların olmaması ayıptır günahtır. Peki, hizmetler ne durumda. Tabi ki içler acısı… Son dört yıl içinde Ağrıdaki yollar ve kaldırımlar tam iki defa elden geçirildi. Peki, şuan bu yolların ve kaldırımların durumu nasıl? Tam bir fecaat yani içler acısı. Bunu söylerken dört yılda çok hizmet yapıldı anlamı çıkmasın. Her belediye iş yapmasına rağmen kalitesiz ve bilgisizce yaptığı için hizmetler buhar olup uçuyor. Hâlbuki bu belediye yöneticilerinin bilgisizliği ve ilgisizlikleri olmasa şehrimizin çevresi daha farklı olabilirdi.

Ağrılı kardeşlerim, bir insan kendine bir ev yaptığı zaman o ev üç yılda harabe oluyorsa bu işte bir terslik vardır. Ya malzemede çalıyordur ya da bilgisiz insanlar evini yapıyordur. İşte yerel yöneticilerimizin ilgisizliği, bilgisizlikleri ve kalitesiz iş yapmalarından dolayı ilimiz hak ettiği hizmetleri ne yazık ki alamıyor. Yapılan asfaltlar iki yılda çürüyorsa bu yerel yöneticilerinin çürümüşlüğünü gösterir. Sadece fotoğraf çektirmek için asfaltın döküldüğü yere gelmek hizmetleri denetlememek bu çürümüşlüğün sebebidir.İşte daha bir çok sebepten ilimiz sahipsiz bırakılmış durumdan.

Yazar Hakkında

Toplam

3

Makale

SUAT ÇELİK

Önceki EVET, HAYIR ÇIKMAZI
Sonraki