Ümitvar Olmak

Article

Bugün ulemadan avama, esnaftan çırağa, öğretmenden öğrenciye, işadamından işçiye kimin ağzı açılırsa ümmet olarak, Müslümanlar olarak dip yaptığımızdan dem vurulur. Elbette, şu an Müslümanlar olarak yaşadığımız basit değildir. Dip yaptığımız, büyük bir trajedi yaşadığımızı herkes kabul ediyor. Bunun ötesinde artık bir şeyler söylemek ve icraata geçmek gerek.

HazretiYakup’un uzun yıllar geçmesine rağmen Hazreti Yusuf’u aramaktan vazgeçmemesi Yusuf suresi 87. Ayete geçen "Ey oğullarım! Gidin Yusuf’u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez."

Şu an ki halimiz için bir numunedir. Evet, kendimizi kaybetmişiz ama kendimizi arayacak gücümüz var. Kendimizi bulmak için uğraşırsak Allah bizi bize bağışlayacak, eski haşmetli günlerimize döneceğiz

Firavun ve ordusu hazretiMusa ve yanındakileri takip ediyordu. Önde geçit vermeyen deniz arkada da firavun ordusu ve ayette geçtiği gibi Hazreti Musa’nın yanındakiler "Gerçekten yakalandık" dediler. (Musa:) "Hayır" dedi. "Şüphesiz Rabbim, benimle beraberdir; bana yol gösterecektir". Bunun üzerine Musa'ya: "Asanla denize vur" diye vahyettik. (Vurdu ve) Deniz hemencecik yarılıverdi de her parçası kocaman bir dağ gibi oldu. (Şuara Suresi, 61-63).

Allah’ın kendisine hakkıyla dayanan mümin kullarını asla ve asla yardımsız bırakmaz. Hiç ummadığı anda ona bütün kapıları açar. Hazreti Musa buna kesinkes iman etmişti. Bugün de Müslümanlar olarak günahlarımızdan tövbe edip Allah’ın dinini hakkıyla yaşamaya başlarsak dört bir yanımızı sarmış düşmana karşı Allah bize direnecek gücü bahşedecek. Bizi muzaffer ve aziz edecek. Bizdeki ümitsizliği zalimler topluluğun içine düşürecek. Öldük bittik, yapacağımız hiçbir şey yok, “gerçekten yakalandık”  sözleri onların ağzında çıkmaya başlayacak.

Üstadın bütün olumsuzluklara rağmen "Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada İslamiyet'in olacaktır."  Seyyit Kutup’un “ İstikbal İslam’ındır” sözünü aklımızdan çıkarmadan gece gündüz Allah’ın dini, Müslümanların kurtuluşu için çalışmalıyız

Hiçbir şeyimiz olmayabilir, hazinelerimiz olmayabilir ama ümidimizi varsa sıkıntı yoktur.   Bir kısa anlatılır Büyük İskender ile ilgili. Büyük İskender İran seferine çıkmadan önce hazinesinde nesi var, nesi yoksa ahbaplarına, eşine, dostuna dağıtmaya başlamış. En yakın arkadaşlarından Perdiccas: -Peki, ama demiş, hazinenizdeki her şeyi etrafınızdakilere dağıttınız. Size ne kalıyor ki? İskender: -Bana ümit kalıyor, demiş. Bunun üzerine Perdiccas:

-Öyleyse bu mücevheri bana vermeyiniz. Sizin en yakın silah arkadaşınız olduğum için ben size kalan ümidi paylaşmak isterim, diye cevap vermiş. Her şey maddi imkânlar değildir. Ruh olursa, inanç olursa, adanmışlık olursa, üstesinde gelinmeyecek mesele Allah’ın izni ile yoktur.

Bugün Müslümanların barınma ve giyinme ihtiyacını karşılayamıyoruz. Küfre karşı galibiyetten, muzaffer olmaktan mı bahsediyoruz diyenlere. Peygamber Efendimizin açlıktan karnına taş bağlayan o sahabelere İran’ınBizans’ın, Yemenin fethini müjdelemesini örnek vermek herhalde en güzel cevap olur. Peygamber Efendimizin bize bıraktığı mirasa, emanete sahip çıkar. Yaşar ve fehmedersek ümitsiz olmak için hiçbir neden bulamayacağız. Çalışmak, gayret etmek için nedenler bulacağız.


Üstadımızın sözünü tekrar ediyoruz "Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada İslamiyet'in olacaktır." 

Yazar Hakkında

Toplam

2

Makale

Mahmut KAYA

Önceki HALEP
Sonraki